collapse

* Kullanıcı Bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Nafiz ÇOLAK

Sayfa: 1 2 »
1
Tavuklarınızın yumurta yeme nedeni günlük almaları gereken gıdaların eksik oluşundan kaynaklanır. Yani eksik yem rasyonu. Bu tür sorunlar tavuklar ilk yumurtladığı dönemde az görünür. Çünkü bünyesinde ihtiyaç olan tüm gıdalar depolanmıştır. Tavukların yumurtlaması doğal olarak üreme dürtülerinden kaynaklanır. Yumurtlanan yumurtada civcivin sağlıklı bir şekilde oluşup çıkması için tüm gıdalar eksiksiz olması lazımdır. Bunu tavuk kendi bünyesinden sağlar. Örneğin tavuk ihtiyacı olan günlük kalsiyumu almıyorsa yumurtayı oluşturmak için kendi kemiğinden kalsiyum verir. Uzun süre kalsiyum verilmeyen tavukların kemikleri incelir ve kırılgan olur. Yediğimiz yumurtanın içinde keratin bile vardır. Keratin, civcivin tırnakları, gagası ve tüyünün oluşumunda kullanılır.
Sizin tavuklarda eksik olan maddeyi tam olarak bilmediğimiz için, size tavsiyen tavuklarınızı 2-3 hafta boyunca 1. Dönem yumurta yemi ve kalsiyum, mineral desteği yapın. Sonra tekrar bildiğiniz şekilde tahıl vererek besleyebilirsiniz. Birkaç ay geçtikten sonra tekrar aynı gıdaları vermenizi tavsiye ederim.

2
Tavukları hangi yemle besliyorsunuz? Ek gıda olarak verdiğiniz vitamin veya mineral var mı?

3
DENİZLİ HOROZU / Ynt: Denizli Horozu
« : 22 Mayıs 2014, 10:38:09 »
AL


ARAP


DEMİRKIR


KÜRKLÜ


PAMUKKIR


PEKMEZKEFİ


4
Diğer Konular / Yerel Tohum Net Sitesinin Başarısı
« : 27 Mart 2014, 13:41:44 »
yerel tohum.net olan sitemiz 27 / 01 / 2014 tarihinde kuruldu. Bu kısa süre içinde başarılarını kısaca şöyle sıralayabiliriz.
1) Google de İndex sayısı = 771
2) Gooogle de görsel index sayısı = 147
3) Yandex te index sayısı = 187
4) Günlük sayfa gösterimi (tıklanma) = 8.000 - 10.000
5) Google de anahtar kelimemiz olan (yerel tohum) yazıldığında 2. Sayfanın ilk sırasında (Yakın gelecekte 1. Sayfanın 1. Sırasında olacak)
Emeği geçen yönetici ve üye arkadaşlara teşekkür ediyorum. Başarımızın devamını diliyorum.


5
Kuluçkalık yumurtaların ilk 5 günlük ölüm nedenlerinin bir kısmını aşağıda sıralayabiliriz.

1) Damızlık yumurtaların bayat olmasından.
2) Damızlıklarda görülen bazı hastalıklar.
3) Kalıtsal faktörler.
4) Gelişim esnasında kuluçka makinesindeki ısının yüksek veya düşük olması.
5) Yumurtaların bekleme esnasında uygun şartlarda olmayışı.
6) Yumurtaların kümeslerde çok fazla kirlenip bakteri kapması.
7) Damızlıkların vitamin eksikliği başta E vitamini.
8/ Yumurtaların uygun sıcaklıkta bekletilmeyip bekleme sırasında embriyo gelişimi.

9) Damızlıklarda adenovirüs ve newcastle gibi hastalıkların oluşu.
Kuluçkalık yumurtaların 10-15. Gündeki ölüm nedenlerinin bir kısmını şöyle sıralayabiliriz.
1) Yumurtaların iyi yuvarlanmaması.
2) Kuluçka süresince elektrik kesintisi veya benzer durum.
3) Yumurtaların çok uzun süre bekletilmesi.
4) Kuluçka süresince ortalama nemin olmayışı.
5) Damızlıkların ihtiyaçları olan besini alamayışı.
6) Kuluçka süresince ortalama ısının olmayışı.
7) Kuluçka süresince makine içerisindeki karbondioksitin oranda oluşu.
8/ Damızlıklarda görülen hastalıklar.
Embriyonun son dönemde ölüm nedenlerinin bazılarını şöyle sıralayabiliriz.
Civcivin hava boşluğuna girmeyip gelişmesini tamamlamamış ölümler.
1) 19. Günden sonra çok yüksek nemin artırılması.
2) Gelişim sırasında 1 ve 10. Gününde yüksek sıcaklık.
3) Damızlıkların ihtiyacı olan tüm gıdaların yeterli olmaması.
4) Kuluçka makinesinin yetersiz havalandırılması.
Civcivin hava boşluğuna girmiş fakat gelişmesini tamamlamamış ölümler.
1) Damızlıkların ihtiyacı olan tüm gıdaların yeterli olmaması.
2) Kuluçka süresinin 20 ve 21. günlerinde çok yüksek sıcaklık.
3) Kuluçka süresinin 20 ve 21. günlerinde çok yüksek nem verilmesi.
4) Kuluçka makinesinin yetersiz havalandırılması.
Kabuğun gününden önce çatlaması ve ölüm.
1) 1 ve 19. Günlerde yüksek nem.
2) 1 ve 19. Günlerde yüksek ısı.
Kabuk çatladıktan sonra ölüm nedenleri.
1) 20.-21. Günlerde çok yüksek sıcaklık.
2) 20.-21. Günlerde çok yüksek nem.
3) 20.-21. Günlerde makine içerisindeki karbondioksit gazının yüksek oluşu.
4) 1 ve 19. Günler arası gelişimde ısının dengesiz oluşu.
5) Yumurtanın istenilen düzeyde yuvarlanmaması.
6) Kuluçkalık yumurtaların fazla ince kabuklu oluşu.
7) Damızlıkların ihtiyacı olan gıdaların eksikliği.
8/ Damızlıklarda görülen hastalıklar.
9) Letal gen ( öldürücü gen )

6
Yumurta / Kuluçka / Yumurtada Döllenme
« : 03 Mart 2014, 14:14:10 »
Bir horozla tavuk arasında normal bir çiftleşmede 5 ile 8 milyar sperm hücresi aktarılır. Fakat bu sayı horoz için ilk çiftleşme deki sayıdır bir horoz günde 10 ile 30 kez çiftleşebilir. Bu sayı gün içinde akşama doğru azalmaktadır. Sperm sayısını horuzun bulunduğu sıcaklık da etkiler düşük sıcaklıkta verim alınmaz ortam sıcaklığı en az ortalama 19 derece olmalıdır. Bir sürüden horozlar alındığında 4 hafta sonunda dahi döllü yumurta alınabilir. Ancak horozların sürüden ayrılmasından 5 gün sonra döllü yumurta sayısı düşmeye başlar. Eğer sürüdeki horozlar değiştirilecekse en az 3 gün beklendikten sonra yumurtalar kullanılabilir  çünkü yeni sperm hücreleri daha canlı ve fonksiyoneldir. Bunların yanında damızlıkların doğru beslenmesi de etkilidir.


7
Arkadaşlar yumurtalarımızı yemeyip tavuk altına koyacaksak en uygun saklama koşulları şöyle olmalıdır. Yumurtanın sarısında bir miktar yağ vardır bu sebeple beyazından biraz daha hafiftir. Yumurta hareketsiz beklerken sarı yukarıya doğru çıkıyor. Eğer yatık vasiyette duruyorsa belli bir zaman sonra sarı kabuğa yapışacaktır civciv çıkımını etkiler. Eğer oval tarafı yukarıda olursa sarıyı tutan bağlar biraz esnek olduğu için yumurtanın sarısı hava boşluğuna yapışacaktır. En uygun yumurta saklamada yumurtanın sivri tarafı yukarıya gelecek şeklinde durmasıdır. Bu şekilde konulduğunda sarıyı tutan bağlar çok esnemediğinden yumurtanın sarısı askıda kalacaktır. Viyolde bekletilen yumurtalar su kaybedip hafifler. Günde bir kere yumurtaların üzerine su püskürtüp üzerine temiz bir tülbentle örtebiliriz yumurtalar hava alması da gerekiyor. Eğer havalar çok sıcak ise yazın çift kapılı buzdolabın en üst rafına aynı işlemler yapılıp saklanabilir. Hiç bir sakıncası yoktur zaten çok büyük işletmeler her gün yumurtalarını kuluçkaya koymadığı için buna benzer soğutma ve nemlendirme yapıyorlar. Yumurtalarımızı kullanmadan tekrar oval tarafı yukarıya gelecek şekilde birkaç saat bekletirsek sarı yerine gelecek ve kuluçkada kullanabiliriz. Bu tekniği defalarca denedim çok faydası oluyor.

8
Yumurta / Kuluçka / Yumurtanın Sarısının Oluşumu
« : 03 Mart 2014, 14:04:46 »
Kanatlı hayvanların yumurtası, memeli hayvanlarda olduğu gibi küçük bir üreme hücresinden ibarettir. Fakat bu üreme hücresi memelilerde kinden farklı olarak yumurta sarısı, akı, kabuk altı zarı ve kütikül ile sarılmıştır. Yumurta sarısında aynı zamanda kuluçka esnasında embriyonun gelişmesi için ihtiyacı olan maddeler vardır. Memelilerde yavrunun gelişim esnasında ihtiyacı olan tüm gıdalar dıştan aldığı besinle giderilir. Fakat yumurta ile üreyen canlılarda bu şans yoktur. Yavrunun ihtiyacı olan gıda maddeleri o anda ki yumurtanın içindeki gıdalarla yetinmek zorundadır. Yumurtlayan bir tavuğun yumurtalığında mikroskobik yapıdan tutun gözle görülebilir büyüklüğe kadar değişen çok sayıda yumurta vardır. Yumurtlayan bir tavuğun yumurtalığında 3000 nin üzerinde minik yumurta sayılmıştır. Ancak bu yabani kanatlılara göre evcil kanatlılarda daha fazladır. Piliçler cinsel olgunluğa ulaştıklarında yumurtalık ve yumurta kanallarında bir takım değişiklikler olur. İlk yumurtanın yumurtlanmasından ortalama 11 gün önce bir dizi hormon değişikliği olur. Anterior pituitary bezi tarafından salgılanan FSH yumurtalıktaki foliküllerin büyümesini uyarır. Aktif hale gelen yumurtalık sırasıyla, estrogen, progestoren, testosterone hormonlarını üretmeye başlar. Kan plazmasında artan estrogen düzeyi medulla tabakasının gelişmesini başlatır. Karaciğer tarafından yumurta sarısı protein ve lipitlerinin oluşumunu uyarır ve albumen proteinlerinin, kabuk membranlarının , kabuk ve kütikül için kalsiyum karbonatın meydana getirilmesinde fonksiyonel olan yumurta kanalını uyarır ve genişliğini artırır. İlk sarının oluşması ile, karaciğerde meydana getirilen ve kan yoluyla taşınan materyalle gelişir. Bir kaç gün sonra da 2. Sarı gelişmeye başlar. Bir yumurta sarısının oluşması için yaklaşık 10 güne ihtiyaç vardır. Sarı materyal birikimi önce yavaştır ve renk açıktır. Yumurta büyüme hızının arttığı dönemlerde çap yaklaşık 6 mm. Kadardır. Çap günde 4 mm. Kadar artar ve ovulasyon önceci 35 mm. Ye kadar çıkabilir. Et yönü yüksek olan kanatlılar, yumurta yönü yüksek olan kanatlılara göre daha iri sarı meydana getirirler. Fakat daha az yumurta verirler.
Sarıya renk veren madde tavukların yedikleri yemde bulunan ve bir karotin pigmenti olan ksantofil dir. Pigment önce kan sistemine transfer edilir, kan yoluyla da sarıya gelir. Tavuğun yem yediği gündüz vakti yem yemediği geceye göre daha fazla sarı materyal depo edilir. Mevcut rasyon pigmentine bağlı olarak ta koyu ve açık renkli tabakaların birikimine neden olur. Böylece her sarıda 7 il 11 kadar ince halka ve tabaka oluşur. 24 saatlik zamanda koyu ve açık renkli birikim maddelerinin toplam kalınlığı 1,5 ile 2 mm. Kadardır. Yumurta sarısı, estrogen hormonlarının uyarısı ile karaciğer tarafından sentezlendiği bilinen lipoproteinleri  oluşturan proteinler ve yağlardan ibarettir. Yumurtanın büyüme hızı ve büyüklüğü etkileyebilecek hiç bir uygulama bulunamamıştır. Eğer bulunabilseydi gerek sarının gerekse yumurtanın büyüklüğü arttırılabilirdi. Aynı tavuk tarafından yumurtlanan yumurtalarda olduğu gibi sürüdeki tavuklar arasında da yumurta büyüklüğü bakımından varyasyon vardır. Yumurta büyüklüğünde başta genitop olmak üzere, çevresel ve yemleme gibi başlıklar altında bir çok faktör etkilidir. Yumurta sarısının kenarında yumurtanın canlı kısmı olan dişi üreme hücresi ve germ spot canlı bir nokta vardır. Blastoderm, yumurta yumurtlanmadan önce meydana gelmiş bir döllü yumurtada embriyonik gelişmeyi gösterir. Dölsüz bir yumurtada bu yapı blastodisk veya germinal disk olarak ifade edilir. Son araştırmalara göre yumurta anne sütünden sonra gelen gıda olarak tanımlandı.

9
Hastalık / Egg Dropp Sendrom
« : 03 Mart 2014, 13:57:48 »
EGG DROP SYNDROME (EDS-76)
 
Tavuklarda; yumurta veriminde düşme, yumurtaların iç ve dış kalitesinde bozulma, yumurta kanalında yangısal reaksiyonlar gözlenen viral bir hastalıktır.
 
Etken;
Adenoviridea ailesine ait bir DNA virüsüdür.

Bulaşma;
 Etkenin hayvanlara bulaşması sindirim sistemi yolu ile olur; dışkı ile virüs yem, su, altlık, malzeme ve çevreye saçılır.
Ayrıca vertikal yolla bulaşma ile infekte yumurtalardan infekte yavru çıkışı olur.
 
Klinik belirtiler;
Hayvanlarda herhangi bir klinik belirtiye rastlanmaz. Ancak, yumurtlama periyodunda olanlarda, sadece verimde azalma, şekilsiz kireçlenme, kabuksuz yumurta, depigmentasyon ve yumurtaların iç kalitesinde bozukluklar en belirgin semptomlardır.
 komplike salpingitis meydana gelirse hayvanlarda ölümler gözlenebilir.
 
 Tedavi;
 Hastalığın antibiyotiklerle sağaltımı yoktur ancak yumurta yolunun sekonder bakteriyel enfeksiyonlarının önlenmesi için kullanılır.

Koruma;
 Hayvanlar yumurta periyoduna girmeden önce koruyucu aşılamalar yapılır. kuluckaci.com dan alıntı.

                                                                 


10
Hastalık / Küçük Baş Hayvanlarda Çiçek Hastalığı
« : 04 Şubat 2014, 04:58:04 »
 Koyun ve keçilerde yüksek ateş ve kılsız deri bölgelerinde kabarcıklar oluşturan bulaşıcı bir hastalıktır.

Hastalık nasıl bulaşır ?
Hasta hayvanların çiçek yaralarından düşen parçalar ve öksürükle saçılan hastalık etkeni yemlikleri, eşyaları ve çevreyi bulaştırır. Yakın temasla ya da bulaşık malzemelerle temasla hastalık sağlam hayvanlara kolayca bulaşır.

 Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Yüksek ateş, titreme, burun akıntısı, solunumun artması görülen ilk belirtilerdir. Göz kapakları şişer, baş, kuyruk altı, karın ve bacak içlerinde kırmızı yuvarlak lekeler oluşur. Daha sonra bu lekeler kabarır, sertleşir, ve içinde sıvı toplanır ve sararıp kabuklaşır. Yetiştiriciler arasında buna kara çiçek denir. Kabuklar yaklaşık bir hafta içinde düşer, yerlerinde açık renkli iyileşme dokuları kalır. Gebe hayvanlar yavru atar. Kuzu ve oğlaklarda hastalık daha şiddetli seyreder. Bakımı iyi olmayan sürülerde, kalabalık ağıllarda, saf ırklarda, genç hayvanlarda ölüm oranı yüksektir. Hastalık 3 hafta sürer. İyi bakılan sürülerde ölüm oranı % 5, kuzularda ve saf ırklarda % 50 ye varır.

 Nasıl tedavi edilir ?
 Hasta hayvanların tedavisi mümkün değildir. Hastalıktan şüphe edildiğinde hasta ve sağlam hayvanlar ayrı yerlere alınarak hemen Veteriner Hekime haber verilir.

 Hastalık çıkışı nasıl engellenir ?
 Sürüye yeni hayvan katılacağı zaman hayvan dikkatle muayene edilmelidir. Koç katımından önce sürüye çiçek aşısı yaptırılmalıdır. Gebe hayvanlara aşı uygulanmaz. Ancak hiç bir zaman hastalığın görüldüğü sürüye aşı uygulanmaz. İhbarı mecburi bir hastalıktır. Aşı yapıldıktan 21 gün sonra bağışıklık başlar ve 8 ay sürer. Sürüde hastalık başlayınca, hastalar hemen ayrılarak bulaşma önlenmelidir.
Çiçekli hayvanlar kesilmemeli, etleri yenmemelidir. Deri ve yünleri dezenfekte edildikten sonra kullanılmalıdır.   bahcesel com dan alıntıdır.


                                                                         


11
Yumurta / Kuluçka / Kuluçkalık Yumurtaların Döllenmesi
« : 04 Şubat 2014, 04:53:23 »

Bir horozla tavuk arasında normal bir çiftleşmede 5 ile 8 milyar sperm hücresi aktarılır. Fakat bu sayı horoz için ilk çiftleşme deki sayıdır bir horoz günde 10 ile 30 kez çiftleşebilirler. Bu sayı gün içinde akşama doğru azalmaktadır. Sperm sayısını horuzun bulunduğu sıcaklık da etkiler düşük sıcaklıkta verim alınmaz ortam sıcaklığı en az ortalama 19 derece olmalıdır. Bir sürüden horozlar alındığında 4 hafta sonunda dahi döllü yumurta alınabilir. Ancak horozların sürüden ayrılmasından 5 gün sonra döllü yumurta sayısı düşmeye başlar. Eğer sürüdeki horozlar değiştirilecekse en az 3 gün beklendikten sonra yumurtalar kullanılabilir  çünkü yeni sperm hücreleri daha canlı ve fonksiyoneldir. Bunların yanında damızlıkların doğru yemleme ve ilaç vermede etkilidir. kuluckaci com dan alıntıdır.

12
Bakım / Kanatlı Hayvanlar Niçin Taranır
« : 04 Şubat 2014, 04:50:55 »
Tüm kanatlılar günün belirli bir zamanında düzenli olarak taranırlar. Bunun sebebi güzel görünmek, perde ayaklılar ise hem güzel görünmek hemde suya girdiklerinde tüylerinin mümkün olduğunca az ıslanması. Bunu nasıl yaparlar, kuyruklarının çıkan yerinin hemen üzerinde yağ üretilir. Kanatlılar taranırken her seferinde buradan bir miktar yağ alıp hem bozulan tüylerini tamir ederler hemde yağlarlar. Bu onların ne kadar sağlıklı olduğunu da gösterir. Taranırken de eğer iyice bozulmuş ve kopmaya yakın tüyleri varsa onuda kopartırlar..

13
Yumurta / Kuluçka / Çift Sarılı Yumurta Oluşumu
« : 04 Şubat 2014, 04:49:02 »
Genellikle tavuk tek sarılı yumurta yumurtlar. Bezen yumurta çift sarılı da olabilir, çok nadirde olsa bu üç sarılı dahi olma olasılığı vardır. Tavuk ertesi gün yumurtlayacak ise yumurtalıktan kanala tek sarı düşer. Eğer yumurtalık iki sarı bırakmışsa birisi yumurta kanalına girer. Bu sarılar infindubulum tarafından aynı anda yakalanırsa bunun sonunda yumurta çift sarılı olarak doğar. Eğer yumurtalık farklı zamanlarda iki sarıyı bırakırsa birisi normal kabuklu yumurta, diğeri ince zar şeklinde yada hiç kabuksuz şeklinde yumurtlanır. Çift sarılı yumurtaları genellikle yeni yumurtlamaya başlayan piliçler yaparlar. Bunun nedeni stres yada genetik faktörlerdir. Çift sarılı yumurtalar civciv üretimi için kullanılmazlar. Yumurtanın içinde embriyonlar oluşsa bile sağlık bir şekilde yumurtadan civciv çıkmaz. Bu yüzden çift sarılı yumurtalar kuluçkada kullanılmaz.   kuluckaci.com dan alıntıdır.

14
Akvaryum Ve Balık / Yeni Akvaryum Kuracaklar
« : 03 Şubat 2014, 11:18:45 »
Arkadaşlar akvaryum hobisiyle uzun senelerdir uğraşmaktayım yeni akvaryum kuracak kişilere bazı tavsiyelerim olacak bu tavsiyelerim ilk defa akvaryum kuracaklar içindir başlangıç olarak bakılması gereken kesinlikle tropikal balıklar olmalıdır tropikal balıklar hangileri diyeceksiniz lepistes, moli, kılıçkuyruk, velifera vs. Bu balıklarla yaşayacak balıklardır neden bu balıklarla başlamamız gerektiğini de belirteyim bahsettiğim balıkların renk çeşitleri bulunmaktadır beyaz siyah sarı mavi kırmızı vs. Birçok rengi bulunduğundan göz zevkine hitap eden türlerdir ve her şeyden önemlisi bakımı kolay balıklardır ve devamlı üremeleriyle sevilmektedir bu tür balıklar canlı doğuranlar dır yumurta olarak değil anne yavruyu direk canlı olarak doğurmaktadır bu doğumlar birçok akvaryum sevene heyecan vermekle beraber daha çok yeni tur arayışına sokmaktadır bu balıkların bir üst kademesi olan cichlid turkce ( çiklet ) balık türleridir akvaryum bakımı ile ilgili ve neler yapılıp yapılmaması öğrenildikten sonra bu balıklara geçilmelidir cichlid türlerinde bakımı kolay olan balıklar seçilmelidir malawi türleri bu konuda size her şekilde kolaylık sağlayacaktır gerek renkleriyle gerek yapılarıyla göze hitap eden ve birçok türün bulunduğu malawi gölünden çıkan balıklardır malawi türlerinin içinde bakımı kolay ve hemen hemen her türe uyum sağlayan sarı prenseslerdir gayet uysal ve aynı zamanda üremesi bir o kadar kolay olan türdür sunuda söylemem gerekiyor akvaryumunuza koyacağınız türü öncelikle hobiciler den ve internetten araştırmalısınız neden mi akvaryumculara gidip mesela benim akvaryumum da sarı prenses var orada bir balık gördünüz balığın cinsi zebra bu balığı akvaryumunuzda beslemeyi düşündüğünüzü söylediğinizde size o türle uyumlu olabileceğini ve o balığı size satmaya çalışacaktır her akvaryumcu böyle midir asla istisnalar kaideyi bozmaz ama %90 böyledir diyebilirim bahsettiğim zebra türü balıkta bir cichlid dir  fakat çok agresif bir balıktır akvaryumlarınızda ölümlere neden olabilecek türdür bu tür, yumurtalarını akvaryum içerisine bir bölge belirleyerek mesela ısıtıcıya yumurtalarını dizer ve o bölgeye asla hiç bir balığı yaklaştırmaz ve o zaman akvaryumda huzursuzluk yükselir sarı prenses dediğimiz tür ağızda kuluçka yapar yumurtalarını ağzına alır ve yaklaşık 20 gün ağızda kuluçka yaptıktan sonra akvaryum içerisinde kayalık ve güvenebileceği bölgeye yavrularını kusar ağzından bir tehlike hissettiğinde yavrularını tekrar ağzına toplar bu ağızda kuluçka olayı birçok cichlid türünde vardır tabi ki her türün üremesi farklıdır malawi ve tangayika balıklarının çoğu ağızda kulucka yapar malawi balıklarından sonra beslenebilecek son nokta balıklar tanganyika balıklarıdır birçok çeşidi bulunmakla beraber değerli balıklara sahip bir afrıika gölüdür genelde az yavru veren türler çoğunlukta olduğundan değerli kılmaktadır bu balıkları bu sebebten ben kendim birçok türü besledim ve su anda da beslemekdeyim tropheusun birkaç çeşitini ve cüce vatoz üretimi yapıyorum umarım bildiklerimle ve tavsiyelerim le her okuyanı aydınlata bilmişimdir herkese iyi hobiler.

kuluckaci.com sitesinden  Fuat Yıldırım'ın makalesi.

15
Hastalık / Antraks (Şarbon Hastalığı)
« : 03 Şubat 2014, 09:54:44 »
Dalağın şişmesi ile karakterize, mera mevsiminde daha çok görülen salgın bir hastalıktır. Hastalık bulaşıcı olup ani ölümlere sebep olur. Hastalık sığır, koyun, keçi, manda, at, deve, fil, domuz, köpek, kedi ve kanatlılarda görülür, insanlara da bulaşır.

Hastalığa yakalanan hayvanlar ölümden bir-iki gün önce, süt, dışkı ve idrarlarıyla etkeni çıkarırlar. İyileşen hayvanlar ise, bir süre daha süt ve idrarlarıyla etkeni etrafa saçarlar. Hastalık sindirim, solunum ve deri yolu ile bulaşmaktadır. Su, yem, ot gibi gıdalara bulaşan etken sindirim sisteminde bulunan yaralardan girerek hastalık oluşturur. Hastalık etkenleri çok çabuk sporlanırlar ve bu sporlanmış etkenler toprakta 6 sene canlı kalırlar. Bu nedenle hastalığın yayılmasını önlemek için hasta hayvanlar asla kesilmemeli, ölenlere otopsi yapılmamalı ve ölen hayvanların kadavraları hemen gömülmelidir.

Hastalık bir hayvandan diğerine direkt olarak bulaşmaz. Bulaşma Antraks sporlarıyla bulaşık yemlerin yenilmesi, suların içilmesiyle olur. Etken alındıktan 24 saat sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastalık hızlı seyir gösterir, vücut ısısı birden bire 40-42.5 ºC ye yükselir, sonra ateş aniden düşer ve hayvan 3-4 gün içinde ölür. Hastalarda iştahsızlık, durgunluk, titreme, süt veriminde azalma, solunum güçlüğü, önceleri kabızlık, sonraları kanlı ishal ve kanlı idrar görülür. Hayvanlarda ölümden hemen önce veya sonra ağız, burun, anüs ve genital kanaldan koyu katran gibi kan gelir ve kan asla pıhtılaşmaz.

Hastalık hızla geliştiğinden genellikle tedaviye fırsat kalmadan ölüm görülür. Tedavide antibiyotikler ve vitaminler kullanılmakta ve iyi sonuçlar alınmaktadır. Ancak hastalık hayvanlar ve insanlar için ölümcül olduğundan tedavi yapılmamalı, hastalar imha edilmelidir.

ölen hayvana otopsi yapılmamalı, en az 2 metre derinlikte çukur açılarak gömülmeli ve üzerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılmalıdır. Ahır mutlaka dezenfekte edilmelidir. Antraks ihbarı mecburi bir hastalıktır ve hastalık çıkan yerlere karantina uygulanmalıdır. Hastalıktan korunmak için yılda bir kez aşı yapılmalıdır.

                                                                                        tarimkütüphanesi.com sitesinden alıntıdır.


Sayfa: 1 2 »