Gönderen Konu: Çiftlik Gübreleri ve Kompostlama  (Okunma sayısı 3616 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Şükrü Yıldızdal

  • Ziraat Müh.
  • Filiz
  • **
  • İleti: 60
  • Karma: +0/-0
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Çiftlik Gübreleri ve Kompostlama
« : 04 Şubat 2014, 12:33:22 »
Çiftlik Gübreleri Niçin Kompostlanmalıdır?

Hayvanlar tarafından sindirilemeyen organik maddelerin temel yapı taşları karbon molekülleridir. Bitkiler karbonu havadan asimile ettikleri için ihtiyaçları olmadığı gibi enzim salgıları tarafından karbonu parçalama yeteneğine de sahip değildirler. Sellüloz ve lignin formundaki oldukça stabil yapıdaki karbon moleküllerinin mutlaka bakteri ve fungus gibi mikroorganizmalar tarafından parçalanarak karbonhidrat formuna çevrilmesi gerekir. Mikroorganizmalar büyük yapıdaki karbon moleküllerini parçalayabilmek için hızla çoğalma eğilimi gösterirler ve bunun için de yaşama ortamlarında mutlaka yeterli miktarlarda karbon, azot, hava ve su bulunmalıdır. Karbonu yaşamsal faaliyetleri için enerji kaynağı olarak kullanmak zorundadırlar. Azota ise büyük bir kısmı proteinden ibaret olan vücut yapı taşlarının sentezinde gereksinimleri vardır. Yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için oksijen kullanmak zorundadırlar. Yine tüm canlılarda olduğu gibi vücutları içinde yüksek miktarda su ihtiva ettiklerinden ortamda su bulunmalıdır.

Yukarıda kısaca açıklanan bilgiler çerçevesinde kompostun niçin yapıldığı açıklandığı gibi iyi bir kompost oluşumu için ortamda hangi özelliklerin bulunması gerektiği de anlaşılabilmektedir. Karbon, azot, oksijen ve suyun ideal oranlarda bulunduğu ortamlarda kompostlama dediğimiz biyoçevrim olayı hızlı bir şekilde gerçekleşir. Aksi takdirde bu olay oldukça yavaş cereyan eder. Kompostlanmamış ham gübreler toprağa uygulandığında toprak bakterileri ortamdaki azot, oksijen ve suyu kullanmaya kalkışarak organik maddeleri parçalamaya çalışacağı için topraktaki bu değerli maddelerin eksikliğine yol açar.

Bu durumda organik maddelerin parçalanması kavramını, mikroorganizmaların bu maddeleri vücutlarında sindirim enzimleri aracılığı ile sindirerek, humus dediğimiz ve organik asitlerden meydana gelmiş, bitkiler ve toprak için sayısız faydalar sağlayan yeni organik maddelerin oluşumu şeklinde tanımlamak mümkündür. Kompostlanmış sığır gübresi niçin en ideal gübredir ? İdeal kompostlama için ortamda bulunması gereken özellikler dikkate alındığında sığır gübrelerinin içerdiği yüksek karbon/azot (C/N) oranının mikroorganizma bioçevrimi ile humusa dönüştürülebilmesi için onlara çok ideal bir habitat sağladığı sonucu çıkabilir. Sığırlar sellülozu yüksek besinlerle beslendiklerinden, sindirim sistemlerinde sellülozu parçalayıcı özel mikroorganizmalara yataklık etmek zorundadırlar. Bu mikroorganizmalar sellülozu büyük oranda parçalarken lignin, hemisellüloz gibi daha stabil yapıdaki sellüloz formlarını dışkı olarak dışarıya atarlar ve bu esnada sindirim sistemlerinden bol miktarda sindirici mikroorganizma da gübreyle beraber ortama atılır.

Kanatlı gübrelerinde ise karbon/azot (C/N) oranı oldukça düşüktür. Çünkü kanatlılar sellülozu sindiremedikleri için sadece konsantre yemlerle beslenirler. Yemlerinde ise, metabolizmaları gereği bol miktarda sodyum (Na), kalsiyum (Ca) gibi tuzlar bulunmakta ve bunlar dışkıya geçerek gübrenin tuzluluğunu yükseltmekte ve bitkileri yakmaktadır. Ayrıca entansif şartlarda yetiştirilmelerinden dolayı yemleriyle aldıkları antibiyotik, gelişme düzenleyiciler ve diğer kimyasallar dışkılarıyla birlikte ortama atılarak kompost mikroorganizmalarının üremelerini olumsuz yönde etkilerler. Bu nedenlerden dolayı tavuk gübrelerinin gerek kompostlanmaya uygunluğu, gerekse gübre değeri açısından sığır gübresine göre dez avantajları bulunmaktadır.


Çiftlik gübrelerinin kompostlanmasıyla elde edilen avantajları şu şekilde özetlemek mümkündür:

1.) Kompostlama sonucunda bitkiler ve toprak için sayısız faydaları olan stabil organik maddeyle birlikte toprağı mikroorganizma potansiyeli kazandırmış oluruz. Bu nedenle kompostlanmış organik madde toprağın biyolojik, fiziksel ve kimyasal yapısının düzenlenmesi için daha ideal bir yapıya sahiptir. Ham gübre ile de toprağa organik madde verilmiş olur. Ancak yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı kompleks yapıdaki organik maddelerin toprakta parçalandırılması toprak dengelerini uzun süre bozacaktır.

2.) Ham gübre asidik karakter gösterir. Kompostlanma esnasında pH yükselerek bitkiler için ideal ortam sağlanır.

3.) Kompost esnasında gübredeki serbest azot formları stabil hale geçerek mikroorganizma proteinleri şeklinde depolanır, aynı zamanda bitkilerin kullanımına hazır nitrat (NO3) ve amonyum (NH4) formları halinde yer alır.

4.) Kompostlama yoluyla tüm makro ve mikro besin elementleri kayba uğramadan en kısa zamanda toprağa geri döner.

5.) Olgulaşmış komposttaki bitki besin maddeleri bitki köklerince yavaş yavaş ve düzenli olarak alınır. Böylece bitkiye olan etkisi bir sezondan fazla sürer.

6.) Kolloidal yapıdaki kompostun fiziksel ve kimyasal özellikleri gereğince, bunun yanı sıra fungus ve actinomycet miselleri üzerinde yapışarak bağlanan toprak partikülleri granül yapıya dönüşür ve rüzgar, su gibi erozyon faktörlerine karşı koyar.

7.) Kompostun yoğunluğu ham gübreye göre çok daha az olup tarlaya uygulama maliyetleri daha düşüktür.

8.) Ham gübredeki gibi ağır koku olmadığından nakliyede ve tarlada sorunlar yaşanmaz.

9.) Yabancı ot tohumları yok olur. Çünkü kompostlama esnasında oluşan yüksek ısıda yaşayamadıkları gibi tohumun çürümesi ve premature çimlenme faktörleriyle yok olurlar.

10.) Yüksek ısı nedeniyle böcek yumurtaları, nematodlar, bitki ve hayvan patojenleri tarlaya ulaştırılmamış olur.

11.) Yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesi, yerleşim yerleri için sinek ve kötü koku problemi gibi çevresel tehditler bertaraf edilmiş olur.

Bu nedenlerden dolayı gelişmiş bütün ülkelerde çiftlik gübrelerinin mutlaka kompostlanarak kullanılması kanuni bir yaptırım haline gelmiştir. Pek çok ülkede oluşan organizasyonlar kompostun bir ticari emtia olarak pazarlanması ile ilgili, kalite standartlarının oluşturulması, kaliteye göre fiyat sınıflandırılması gibi faaliyetleri yönlendirmektedir.