Gönderen Konu: İncir Üretimi (İncirde Döllenme)  (Okunma sayısı 6472 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hakan Mehmet Karahanoglu

  • Yönetici
  • Ağaç
  • *****
  • İleti: 367
  • Karma: +0/-0
  • Bilgi Paylaştıkça Güzeldir
    • Profili Görüntüle
    • yereltohum
    • E-Posta
İncir Üretimi (İncirde Döllenme)
« : 30 Mayıs 2014, 13:59:32 »
   

 Yapraklarıyla Adem ve Havva'yı örtmüş olan incir bitkisi, halk arasında bir takım batıl inanışlara da yol açmışlığıyla, gizemli bir konuma sahiptir. Bilindiği gibi incir, ağacının hem meyvesi, hem de çiçeğidir; açmaz. Bu meyvenin içi erkek ve dişi çiçeklerle dolu bölmelerden oluşur.

    Herhangi bir incir meyvesindeki çiçeklerin dişileri, erkeklerden daha erken olgunlaşıp, üremeye hazır hale gelirler. Fakat ortalıkta henüz, 'işte bu benim prensim’ diyebilecekleri olgun erkekler yoktur. Erkek çiçekler olgunlaştığında ise, dişiler döllenme çağını çoktan kapatmış, yeni bitme yağız delikanlılar için, tren artık kaçmıştır.
    Yani; aynı ağaçtaki tüm meyvelerin, önce dişi ve sonra erkek çiçekleri, kendi aralarında eşzamanlı olarak, fakat art arda olgunlaşırlar. Bunun anlamı da; bir incir ağacındaki meyvelerin dişi çiçekleri olgunlaştığında, bunları dölleyecek erkek çiçeklerin henüz polen vermediği, erkek çiçekler olgunlaşıp polen verdiğinde ise, dişi çiçeklerin üreme yeteneğini çoktan kaybetmiş olduğudur.
    Dolayısıyla da, tek bir incir ağacı kendi başına döllenmeyi başaramaz ve meyve veremez. Bu durumda; bir yöredeki tüm incir ağaçlarının eşzamanlı olarak olgunlaşmaları demek, üreyememeleri ve türlerinin son elemanları olmaları anlamına gelir
    . Yani argo deyimiyle bu, incirlerin ayvayı yemesi demektir.

    Hala incir yediğimize göre hal böyle olmasa gerektir...
    Nitekim, farklı ağaçlar farklı zamanlarda olgunlaşır ve böylelikle, aralarında döllenmeyi mümkün kılarlar. Yani bir ağacın dişi çiçekleri, diğer bir ağacın erkek çiçeklerince döllenir. Ama bu durumda da, erkek çiçeklerin polenlerinin bir ağaçtan diğerine taşınması gerekir ve bu işi yapacak bir 'aracı'ya gereksinim vardır.


    İncir sineği bu görevi yerine getirir...
    Sineklerin durumu, incir çiçeklerine göre terstir. Yani; meyvenin içindeki larvalardan, önce erkek sinekler çıkar ve hemen yiyecek aramaya koyulurlar. Etraflarında olgunlaşmış ve dolayısıyla dolgun dişi incir çiçeklerini bulur, karınlarını bunlarla doyururlar. Sonra sıra çiftleşmeye gelir ama, dişi sinek larvaları henüz olgunlaşmamıştır.
    Hayatları kısa olduğu için, oturup onların olgunlaşmasını bekleyecek halleri yoktur erkek sineklerin. Henüz olgunlaşmamış olan bu dişi larvaların üzerine spermlerini bırakarak ve meyvede bir delik açıp dışarı çıkarak, uçar giderler.
    O meyve içindeki dişi sinekler olgunlaştıklarında, döllenmiş yumurtalarıyla başbaşa kalır ve etrafa bakınırlar.
    Dişi incir çiçekleri olgun iken, etli butlu ve sinekler için hayli besleyicidir. Fakat bu incirdeki dişi çiçeklerin içi geçmiş, sinekler için besin olarak artık bir şey ifade etmez hale gelmişlerdir. Gerçi erkek çiçekler artık olgunlaşmışlardır ve içlerinde yığınla polenleri vardır.

    Ancak bunların da sinekler açısından besin değeri, dişi çiçeklerin o anki hali gibi, keza yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla dişi sinekler beslenmek için, erkek sineğin açtığı delikten çıkıp uçarak, daha ümitvar bir başka incir ağacının meyvesine giderler. Fakat bu arada, erkek incir çiçeği polenlerinden bir grubunu, karınlarının altındaki özel bir keseye doldurarak yanlarında götürmeyi de ihmal etmezler.

    Dişi sinek gittiği yeni meyvede, olgunlaşmış ve etli butlu dişi çiçekler bulur. Bunlardan bazılarıyla karnını doyurur ve bazılarının organlarına kendi yumurtalarını yerleştirirken, bazı diğerlerinin organlarına da, önceki ağaçtan getirdiği polenleri koyarak, incir bitkisinin döllenmesini sağlar.
    Ancak dişi sinek bunu incir bitkisinin hatırı için değil; yumurtaları açıldığında içlerinden çıkacak olan kendi larvalarının, besin olarak yanıbaşlarında, zamanında döllenmiş oldukları için artık olgunlaşmış olacak olan dişi incir çiçeklerini bulabilsinler diye yapar.
    Dolayısıyla, döllenen dişi çiçekler zamanı gelip de olgunlaştıklarında, bazıları o sırada yumurtadan çıkacak olan sinek larvalarına yem olacak, fakat kalan kısmı incir bitkisinin devamını sağlayacaktır. Nitekim bu incirdeki larvalardan da, önce erkek sinekler olgunlaşıp çıkar, etraflarındaki olgun dişi incir çiçekleriyle karınlarını doyururlar, sonra da, henüz yumurtlayacak kadar olgunlaşmamış olan dişi sinek larvalarını döller ve incirde bir delik açarak, çıkıp giderler.
    Döngü tamamlanmıştır ve bu döngü tekrarlanıp durur...

    Dişi sinek birkaç haftalık ömrü sırasında, yavrularının, yumurtadan çıktıktan sonra besin bulabilmeleri için kanat çırpıp durmakta, fakat bu arada bir incir ağacından diğerine uçarak, incirin döllenmesine aracı olmaktadır. İncir çiceği ise buna karşılık olarak; sinek larvalarını bağrında barındırmakta ve kanatlanıp uçmalarına kadar, kendilerine gereken besini sağlamaktadır.

    Bu durumda; yeni sezonun ilk olgunlaşan dişi incir çiceği, bir önceki sezonun son erkek çiçeğinin polenlerince ve bir önceki sezonun son olgunlaşan dişi sinekleri sayesinde döllenir. Bu durumda da incir ve sinek döngüsünün, bütün yıl devam etmesi gerekmektedir. Yani incir ağacı yıl boyunca sürekli meyve verir. Ancak meyvesi sonbaharda, görece çok daha boldur.
    Her iki tarafın da yararına olan bu türden ilişkilerin simbiyotik olduğu söylenir. Doğadaki bütün ilişkiler bu türden değildir. Ama örnekleri sayılamayacak kadar çoktur.
    İncir ve incir sineğinin bu dayanışmasına bir halka daha ilave edilebilir...

   Yazan: Prof.Dr.Vural Altın
    Hazırlayan:Hakan Mehmet Karahanoglu




« Son Düzenleme: 25 Nisan 2017, 15:07:44 Gönderen: Hakan Mehmet Karahanoglu »