Gönderen Konu: Kedi hakkında..  (Okunma sayısı 2997 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Yasin Mustafa Yılmaz

  • Tohum
  • *
  • İleti: 17
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • MSN Messenger - menimen14@hotmail.com
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Kedi hakkında..
« : 08 Mayıs 2014, 00:26:31 »

KEDİ BAKIM REHBERİ

Gündüzleri bahçeye bıraktığınız kediniz, akşama kadar hem oynar, hem de avlayabildiği çeşitli hayvancıklarla karnını da doyurup keyiflenir. Fakat onu geceleyin dışarıda bırakmayarak mutlaka içeri almalı, yatağında yatmasını sağlamalısınız.

Kısa ve uzun tüylü kediler, kısa zaman aralıklarıyla taranıp fırçalanmak isterler. Uzunca zaman taranmayan kedilerde tüyler çok dökülür, keçeleşir ve kirli, çirkin bir durum alır. Keçeleşmiş tüyleri bir makasla ve dikkatle almak, ondan sonra da hayvanı tarayıp fırçalamak lazımdır.

Tepeden tırnağa kadar çamura bulandığı zamanlar dışında kedinin, köpekler gibi yıkanması şart değildir. Hayvanın tüylerini kirlendiği zaman talk pudrası sürüp fırçalamak postu temizler, tüylere canlılık ve parlaklık kazandırır.

Kediler genellikle 10 yıl yaşarlar. Fakat iyi bakım altında tutulan mutlu kediler arasında 15, hatta 20 yılı aşkın yaşayarak emektar bir hatıra halini alanlara da rastlanır.


Tırnak Bakımı

Kedilerimizin tırnakları çok hızlı uzar ve çok sevdiğimiz koltuklarımız mahvolur. Maalesef bun önleyemezsiniz. Ama kedinizin gözüne tırmalamak için kestirdiği bir koltuk varsa, bu koltuğun üzerine bir örtü örtebilirsiniz (misafir gelince kaldırmak şartıyla :) Kedilerin tırnaklarını söktürmek ise son derece vahşi ve insanlık dışı bir harekettir. Eğer böyle yanlış bir harekette bulunursanız, kediniz çok büyük psikolojik sorunlar yaşar. Evden dışarı çıkmayan bir kedinin ise tırnakları kesilebilir.

Dikkat edilecek noktalar:

Normal bir tırnak makası kullanılabilir.
Kediniz derin bir uykudayken bunu denemenizde yarar var-kedinizin patilerini tutup çok bastırmadan parmaklarını baş parmağınızla tutup, hafifçe sıkarsanız tırnağı çıkar.
Şimdi yapacağınız tırnağı kökten uzak bir şekilde kesmek. Asla gördüğünüz kırmızı kan damarlarına yakın bir şekilde kesmeyiniz. Bu kedinizi ölüme bile götürebilir. Yani çok uçtan kesin.
Sadece 1-2 gün kediniz sizi çok tırmalayamayacak.
Not: Asla zorla denemeyin!

Pire Tasması

Pire tasması adından da anlaşılacağı gibi; kedilerdeki dış parazitleri kovmada bir yoldur. Kedinize pire tasması aldınız ve taktınız. Bir süre yanında durmalısınız çünkü kediniz belki tasmadan pek hoşlanmayacak ve onu çıkarayım derken tasma ağızına takılacak. İşte bu gibi durumlar çok tehlikelidir. Çünkü pire tasmaları pireleri kaçırmak için fosfor bazlı kimyasal maddeler içerirler, yenildiği taktirde zehirlenmeler görülebilir.

Başka bir olası durum, kedinizin tasmayı çıkarayım derken tasmanın yine ağızda kalması sonucu karşılaşılan çene çıkıkları... Bu durum da en az zehirlenmeler kadar tehlikelidir. Kedi zorla birşeye alışamaz, vazgeçmelisiniz...

Belki de kediniz taktığınız tasmaya hiç bir şekilde karşı koymayacaktır, ne mutlu size.. Yine de veterinerlerin de tavsiye ettiği gibi, en güvenilir yol pire kovucu damlalardır. Evden dışarı çıkmayan bir kedi için pire sorunu önemli değildir. Fakat sokağa çıkan bir kedinin sahibi olduğunu belirtmek için, tasması takılmalıdır.

Unutulmaması gereken: Kediniz henüz 3 aylık olmamışsa tasma takılmamalıdır.

Ağız ve Diş Sağlığı

Kedinize yumuşak, unlu ve şekerli gıdaları vermekten kaçının. Her 3-4 ayda bir kedinizin ağız ve dişlerini Veteriner Hekime kontrol ettirin. Yemek yeme güçlüğü, ağız kokusu, diş etlerinde kızarıklık, ağlama, saklanma, başına dokunulmasından rahatsızlik duyma gibi durumlarda mutlaka zaman geçirmeden Veteriner Hekimin görüşlerini alın. Sebepsiz davranış bozukluklarının da ağız ve diş sağlığındaki bir problemden kaynaklanacağını unutmayın.

Diş taşı problemini önlemek için sert ve kemirilebilecek oyuncaklar verin ve Veteriner Hekim tavsiyesinde kuru mama yedirin. Mümkünse haftada bir dişlerini fırçalamaya çalışın.

Kedilerde kulak ve göz temizliği

Banyodan önce ya da sonra, kulak temizliğini dikkatli bir şekilde yapmalısınız. Temizlik için kulak temizleyici ya da pamuklu toplar kullanılabilir. Bu temizliği alışkanlık haline getirirseniz, kulaklardaki mikrobik oluşumları ve iltihaplanmayı, oluşmadan engelleyebilirsiniz.

Temizlikte kullanılacak malzeme: Pamuk topları, kulak temizleyici, ılık banyo bezi.

Birinci adım: Kedinizi size göre yüksek bir zemine alın. Daha sonra, iki yana doğru savrulmasını engelleyecek bir şekilde tutun.

İkinci adım: Pamuk toplarına bir parça kulak temizleyici ekleyin.

Eğer çok küçük ya da zayıf bir kediye sahipseniz, pamuk toplarını daha ufak bir hale getirmekten çekinmeyin.

Üçüncü adım: Sakın kulak temizliğini cilt temizliği ile karıştırmayın. Çok daha nazik olmalısınız. Dikkatlice tutuğunuz kulak kabuklarının içini, temizleyicili pamuk toplarıyla, tamamen temizlenene kadar silin.

Dördüncü adım: Yassıyüzlü kedi cinsleri, İran ya da egzotik kısa tüylü kedi gibi cinslerin yüzleri, cinsleri gereği özenli bir temizlik ister. Yüzü ve göz çevresini her zaman temiz ve sağlıklı tutmak zorundasınız.
Her gün yapılacak yüz ve göz temizliğinde, yumuşak ve ılık banyo bezleri kullanılmalı. Böylece gözlerde donuk bir ifade kalmayacak, gözyaşı izleri de azalacaktır.


Fırçalama

Kedi temizliği, gerek banyo gerek fırçalama olsun, sonuç olarak her kediyi mutlu eder. Özellikle fırçalama, kedilerin rahatlatan bir zaman dilimi geçirmelerini sağlar. Bir kediyi mutlu etmenin en kısa yolu onunla ilgilenmekten geçer. Kedi temizliği de onunla ilgilendiğinizi hissettirecektir. Kedi ne kadar özenli bakılıyorsa, kendisini o kadar iyi hissediyor demektir. Kabulettiği her hareketiniz, en iyi teşekkür dilekleriyle size geri dönecektir. Bırakın şımarsın. Ona harcayacağınız her an, kendi ruhsal sağlığınız için de kazanılmış demektir.

Fırçalama Yöntemleri

Kısa Tüylü Kediler
Amerikan kısatüylü, Amerikan teltüylü, İngiliz kısatüylü, Cornish rex, Singapur, Oryantal, Tonkinese, Kahverengi Havana, Korat, Ocicat, Siyam, Mavi Rusya, Chartreux, Pixie-Bob, Scottish Fold, Snow-shoe, devon Rex, Manx, Munchkin, Japon Bobtail. Bengal,
Fırçalama sıklığı: Haftada bir defa. Kullanılacak malzeme: Küçük dişli fırça, kauçuk fırça, kadife parça bez.
Fırçalama tekniği: Kauçuk fırça ile önce kedinin cildine masaj yapılır. Bu masaj kedinin gevşemesine yardımcı olacaktır. Masajı yuvarlak çemberler çizerek devam ettirebilirsiniz. Bunun için de fırçanın kenarını kullanmalısınız. Aynı şekilde devam ederek kedinin kafatasına kadar çıkın. Deriye okşama şeklinde darbelerde bulunun. Dokunuşlar nazik olmalı. Kedinin kafasına yapılan dokunuşların ardından, kuyruğuna doğru uzanın. Masajdan sonra diğer tarağa geçin.
Kısa dişli fırçayla önden arkaya doğru bir fırçalama tekniği kullanın. Kedinin kulak arkasındaki tüylerden başlayın, kuyruğuna kadar uzanın. Ardından kadife kumaşa geçin. Bu durumda tüylerin yine önden arkaya doğru silercesine yatırılmasını sağlayın. Bu işlem tüylerin parlamasını sağlayacaktır.

Orta ve Uzun Tüylü Kediler
Amerikan Bobtail, Amerikan Kıvırcık, Balinese, Birman, Egzotik, Himalayan, Javanese, LaPerm, Maine Coon, Uzuntüylü Manx, Uzuntüylü Munchkin, Norveç orman kedisi, Türk Van kedisi, Ragdoll, İran kedisi, Raga Muffin, Selkirk Rex, Sibirya, Somali, Türk Angora.

Fırçalama sıklığı: Orta ve zayıf tüylüler için, haftada iki defa. Uzun ve kalın tüylüler için haftada üç defa.

Kullanılacak malzeme: Kısa dişli bir fırça, paslanmaz çelikten tarak, yumuşak bir fırça. Fırçalama tekniği: İlk olarak kısa dişli fırçayı tüylerin ters istikametinde kullanacağımızı belirtelim. Kuyruk sokumundan itibaren fırçayı kullanarak, kat kat tabaka halinde tüylerin kalkmasını sağlayın. Kedinin kafasına kadar bu şekilde ilerleyin. Bu işlemi kedinin tam vücudunda tekrarlayın. Yanaklarına da küçük bir dokunuşta bulunabilirsiniz. Ardından paslanmaz çelik tarağı elinize alın. Tüylerin iyice içine soktuğunuz tarağı kedinin cildi üzerinde paralel çizgiler şeklinde hareket ettirmeye başlayın. Tarakla tüyleri yukarı doğru çekin. Bu işlem test işlemidir. Eğer kedinin tüyleri arap saçına dönmüş bir şekilde karışır ya da bir yana yığılırsa parmaklarınızla onları nazikçe ayırabilirsiniz. Son işlem olarak, kedinin tüylerini parlatmak amacıyla yumuşak fırçaya geçiş yapın. Bu nazik fırça ile tüyleri hafif şekilde yerine yerleştirin. Bir bez kullanır gibi kullanacağınız yumuşak fırça ile tüm vücudun üzerinden geçin.


Tüysüz Cinsler: Sphynx
Fırçalama sıklığı: Haftada bir defa. Kullanılacak malzeme: Küçük kauçuk fırça, yağ kurutucu şampuan, yumuşak ıslak bez.
Fırçalama tekniği: Sphynx'ler tüysüz kedilerdir. Ama onların da fırçalanmaya ihtiyaçları vardır. Küçük kauçuk fırça ile yapılması gereken, yumuşak darbeli masajlardır. Bu tarz fırçalarla yapılan masajlar kedileri olumsuz titreşimlerden koruyacak ve aktif haldeki foliküllerden kurtulmasını sağlayacaktır. Sphynx'ler fırçalanma ihtiyacı duymazlar ama özellikle banyoda fırçalanma masaj açısından çok önemlidir. Tüysüz kedilerde genel bir problem de cilt üzerinde biriken kirlerdir. Kat kat olan deri arasına giren bu kirlerin temizliği özen gerektirir. Yağ kurutucu şampuan kullanabilirsiniz. Çalkalayın ve kurutun. Kurutma işlemini bir havlu ile nazikçe yapmalısınız. En sonunda da parlatma işlemi için bebek bezi ile vücudunu silin.


KEDİNİZİN RAHAT ETMESİNİ İSTİYORSANIZ...

Beslenme köşesi
Kediler beslenirken biraz ortaya saçmayı sevdikleri için, mama kaplarını yıkanabilir bir muşambanın ya da örtünün üzerine koymak akıllıca olabilir. Kuru mama için bir kap, Konserve mama için bir kap ve su için de biraz daha büyükçe bir kap yeterli olacaktır. Mama ya da su kaplarının zemine sabit olması iyi olabilir, böylece küçük yaramazların mama kaplarını oraya buraya sürüklemelerinin önüne geçilmiş olur. Bazı plastik mama kaplarında temas amacıyla mama kabının taban kısmı lastik ile desteklenmiştir.

Uyku ve dinlenme köşesi
Kediler yaşamlarının yaklaşık %60'ını uyuyarak ya da uyuklayarak geçirirler. Bu sebeple rahat, sıcak bir uyku köşesi küçük dostunuz için gerekliliklerin başında gelir. Pelüş kaplı rahat delikleri ya da yumuşak dokumalı yatakları bu yüzden çok severler. Aynı şekilde karton ya da ahşaptan, evde yapılmış, içi tüysüz halı ile döşenmiş ve içerisine kedinizin hoşuna gidecek yumuşak bir minder konmuş kulübecikler de en değerli köşeleri olabilir. Genelde kedicikler daire şeklinde yuvarlak girişlerden hoşlanırlar. Bir çok kedi şekerleme yapmak için biraz yükseğe yerleştirilmiş bölgeleri tercih eder, bu yüzden eski bir halı ya da kilim parçası ile kaplanmış pencere önü bankları da uygun bir köşe olabilir.

Kedi kumunda dikkat edilmesi gerekenler
Sert plastikten, içi 5 cm. derinliğinde kedi kumu ile doldurulmuş yeterli büyüklükte bir kap işinizi görecektir. Burada dikkat etmeniz gereken şey, kabın yeterli derinlikte olmasıdır, böylece kediniz kumu kazarken ve eşelerken kumun etrafa yayılması önlenecektir. Bunun için en pratiği üstü kapalı kedi tuvaletleridir. Böylece etrafa koku yayılması önlenir ve kediniz içeride meşgulken izleniyormuş endişesine kapılmaz. Ne de olsa kediler bundan rahatsız olurlar.

Tuvaleti, kedinizin her zaman ulaşabileceği kolay bir yerde olmalıdır. Ama bundan daha da önemlisi her zaman temiz olmasına gayret gösterilmelidir. Plastik bir kürek yardımıyla kirlenmiş kısımları hergün atmalı, daha da iyisi atılan bölümlerin yerine taze temiz kum eklenmelidir. Haftada bir olmak üzere tuvalet kabı sıcak ve basınçlı duş suyu ile komple temizlenmelidir. Dezenfeksiyon sıvısı kullanmamanız iyi olur. Bunun kalıcı kokusu koku alma duyusu çok hassas olan kediciğiniz için itici olabilir. Kediler temizliğe çok düşkün hayvanlardır ve eğer kum kabını temizleyi unutursanız, ev içerisinde başka alternatifler arayabileceklerdir (örneğin çiçek saksıları veya gizli bir oda köşesi).



KEDİ VE AŞI

Bağışıklık Nedir?

İnsan ya da hayvan, belirli bir hastalığa bağışık ise, bu hastalığa yakalanma riski ya hiç yoktur ya da çok azdır.

Bağışıklık şunların sonucunda oluşabilir:

• Düzenli aşılama

• Hastalığı geçirip atlatmış olmak

Genç Hayvanlarda Bağışıklık Nasıl Oluşur?

Doğa, dişi kedi ve köpeklere bağışıklıklarının bir kısmını yavrularına geçirme özelliği vermiştir. Bu bağışıklığın büyük kısmı yaşamın ilk 2 gününde kolostrumun (anne sütü) alınmasıyla oluşur. Anneden gelen bu "doğal" bağışıklık ilk 1-2 haftalık dönemde yavruları hastalıklara karşı dirençli hale getirir ancak, aşının etkisini de sınırlayabilir. Bu doğal bağışıklık daha sonra yavruların hasta­lıklara karşı duyarlı olduğu seviyeye kadar düşer. Aşılama programlarının amacı, yavruların hastalıklara karşı dirençsiz olduğu bu dönemi olabildiğince kısaltmaktır. Yavruların aşıya cevap verecekleri en uygun yaş belirlenmiş olup köpek/ kedinizin aşılama programının temelini oluşturur. Genç hayvanların çeşitli hastalıklara karşı korun­masını sağlamak için birden fazla aşılama gere­kebilir.

Booster (Destek) Aşılama Nedir?

"Booster" aşılamalar, köpek/kedinizin bulaşıcı hastalıklara karşı oluşmuş olan bağışıklığının devamını sağlayan düzenli uygulamalardır, destek aşılamalar, ölümcül bir hastalıkla karşılaşıldığında bağışıklık sistemine nasıl yanıt verileceğini "ha­tırlatır".

Evcil Hayvanınız Ne Zaman Aşılanmalı?

Evcil hayvanınızın aşılama gereksinimleri konu­sunda size yardımcı olabilecek ilk kişi veteriner hekiminizdir. Aşılama programları hayvanınızın sağlık durumu, yaşı ve bulunduğu coğrafi bölgeye göre değişir. Aşılama programları ile ilgili olarak veteriner hekiminizin önerilerine kulak verin. Eğer hayvanınızın tekrar aşılama tarihlerini kaçırırsanız, veteriner hekiminize danışın.



Kedi Hastalıkları

Kedi Panlökopenisi

Feline panlökopeni virüs küçük fakat yaşamını uzun süre sürdürebilen güçlü bir virüstür. Kedi panlökopenisi çok bulaşıcı bir hastalıktır, ayakkabı, elbise, yemek tabakları ve hayvanların yataklarıyla bile hızla yayılabilir. Hastalığın şiddeti hafif ateşten, kedinin ölü olarak bulunmasına kadar farklı şekilde seyredebilir. En fazla zararı yavru kediler görür.

Kediler tipik olarak depresyon belirtisi gösterir, yüksek beden ısısı, iştahsızlık, kusma ve ishal (çoğunlukla kanlı) görülür. Çok az kedi tamamen iyileşerek hayatta kalabilir ki onlar da, bağışıklık sistemlerindeki olumsuz etkilenmeden dolayı diğer hastalıklara kolay yakalanırlar. Enfekte annelerden doğan yavrularda kalıcı koordinasyon bozuklukları görülebilir.Aşılama, kedilerin panlökopeni hastalığının görül­me sıklığını büyük oranda azaltır.

Kedilerin Bulaşıcı Solunum Yolu Hastalığı

Kedilerin bulaşıcı solunum yolu hastalığı oldukça yaygındır. Aşı kullanımı hastalığın şiddetini önemli ölçüde azaltır. Hastalık, yavru kedilerde ölümcül olabilir ancak sağlıklı yetişkin kedilerde ölüm çok nadirdir. Hastalığı meydana getiren etkenler, feline rhinotracheitis virüs (herpes virüs) ve feline calicivirus'tur. Bordetella bronchiseptica ve Chlamydia psittaci gibi bakteriler de hastalıkta rol oynayabilir. Kediler, bu patojenlerden bir veya birkaçıyla birden enfekte olabilir. Hastalığın başlıca bulaşma şekli kedilerin birbirleriyle direkt temas etmesi ve hapşırmadır.

Etken ne olursa olsun, belirtiler genellikle ben zerdir. Bunlar depresyon, göz ve burun akıntısı, hapşırma, yüksek ateş, salya akışı ve nadiren öksürük ile zatürredir. Ayrıca, feline calicivirus ağrılı ağız ülserlerine neden olabilir. Koku hissinde azalma meydana gelir ve bu ülserlerden dolayı kediler yemek yemek istemez.

Birçok kedi iyileşerek virüs taşıyıcısı olur. Bu kediler, hastalığı diğer kedilere taşıyabilir ya da özellikle stres durumlarında hastalık belirtilerini tekrarlayabilirler.En iyi korunma aşılama ile sağlanır. Mümkün olduğunca stresten kaçınılmalıdır.

Aşılama Sırasında

Aşılama sırasında veteriner hekiminizin yapacağı klinik muayene,evcil hayvanınızın genel sağlık durumu ve aşılamaya uygunluğu hakkında size bilgi verecektir.Aşılama,köpek veya kedinizle ilgili olarak veteriner hekiminizle konuşmak ve bilgi almak için de harika bir fırsattır.Mevcut veya olası sağlık problemleri tanımlanabilir ve uygun müdahaleler yapılabilir.

Aşılamadan Sonra

Köpek veya kediler genellikle aşıya çok az tepki gösterirler ya da hiç göstermezler. Nadiren enjeksiyon bölgesinde şişkinlik veya hassasiyet meydana gelebilir. Kedi ve köpekler aşıya karşı çok nadir alerjik reaksiyonlar gösterirler. Hayvanınızın aşılamaya karşı reaksiyonu konusunda bir kaygınız olursa veteriner hekiminizi arayın.

Eğer kedi veya köpeğiniz aşısız ise ,bulaşıcı hastalıklara yakalanma riski aşının meydana getirebileceği riskten çok daha fazladır.

Kediniz veya köpeğinizin aşılanması konusunda size en iyi bilgiyi verebilecek kişi veteriner hekiminizdir. Veteriner hekiminizden evcil hayvanınıza uygun bir aşılama programı tavsiye etmesini isteyin.



KEDİLER & İNSANLAR

Tavuklar kadar yararlı, köpekler kadar vefalı olmasalar da, yumuşacık tüyleri, sevimli yüzleri, yumuk yapıları ve türlü oyunlarıyla evlerimize sokulan kediler, yuvalarımızın en doyulmaz eğlencesi, süsü, zevki olmuşlardır.

Kedi, sadece bir süs ve eğlence yaratığı da değildir: Sivri dişleri ve keskin tırnakları, evlerimizin en tatsız ve belalı ziyaretçileri olan farelerin insaf bilmez birer düşmanıdır.

Bazı kimseler, tüylerini döktükleri, pek nadir olarak ortalığı kirlettiklerini ileri sürerek, eve kedi sokmaktan çekinirler. Oysa iyi ve düzenli bakım, fırçalama ve tarama kedilerde kılların şuraya buraya dökülmesini geniş ölçüde azaltır. Küçük yaşlarındayken iyi terbiye edilen kediler de, kendilerine gösterilen yerlerden başka tarafları kirletmeyecek kadar ince ruhlu, nazik ve zarif tabiatlı olurlar.

Ek Bilgi: Kedi Yaşı ve İnsan Yaşı
KEDİ----İNSAN
6 aylık---14 yıl
1 yıl------16 yıl
3 yıl------20 yıl
6 yıl------30 yıl
8 yıl------40 yıl
9 yıl------50 yıl
10 yıl-----60 yıl
13 yıl-----70 yıl
16 yıl-----80 yıl
20 yıl-----90 yıl


Kedide, öbür evcil hayvanlarda görülmeyen bir güzellik ve gösterişsiz bir güç vardır.
Ev kedisi bağımsızlığa düşkünlüğü ve kayıtsız davranışlarıyla, kediseverleri hayran bırakır.

Bütün kediler tek bir türden gelir; bununla birlikte, bu türün içinde birçok ırk vardır.
Genel olarak kediler iki büyük öbeğe ayrılır; uzun tüylü kediler ve kısa tüylü kediler.

Genel ayırıcı nitelikleri ve gövde yapısı
Kedinin ayırıcı niteliklerinden belki de en belirgini, binlerce yıldan bu yana evcilleştirilmiş
olmasına karşın, bağımsızlığını korumayı başarmış olmasıdır.

Kedilerin kendine özgü bir dili vardır. Bir kedi mırıldandığı zaman, mutlu demektir. Kediler
yalnızca insanlara miyavlar, başka kedilere miyavlamazlar. Ayrıca tükürür, tıslar,
homurdanır, bağırırlar ve bunu hem insanlara, hem başka kedilere hem de düşmana karşı
yaparlar. Yüzleri son derece anlamlıdır; öfke, acı, korku ve mutluluk duygularını belirtebilir.
Öne doğru dikilmiş kulaklar öfkenin belirtisidir.

Evcil ve yabanıl kediler arasındaki benzerlikler, dış görünüşten öteye gider: Tümü aynı biçimde, tabanlarına değil de parmak uçlarına basarak yürürler; çok hızlı gidebilirler; aşağı yukarı tümü çok iyi tırmanır ve atlar.

Kedi, çok ihtiyatlı bir hayvandır; ama tehlikeyle karşı karşıya geldiğinde kaçmaz; olduğu yerde kalarak, daha büyük görünmek için sırtını kamburlaştırır, dikilir, bir anlamda kafa tutar.

Kedinin gövdesi son derece esnek, zarif, çabuktur ve peşine düştüğü avı avlamakta son derece etkilidir. En güçlü kaslar sırtta, arka bacaklarda, boyunda ve omuzlarda bulunur. Belkemiğinin omurları birbirine bağlayan bağlarla değil, kaslarla bağlı olduğundan, hayvana büyük esneklik kazandırır. Göğüs kemiği uzamıştır ve omuz ekleminin çok esnek olması, ön ayakların her yöne rahatça hareket etmesini sağlar. Bütün bu özellikler sayesinde kedi, çok çevik bir hayvandır.

Tırnaklar
Kedinin tırnakları kıvrık ve çok sivri, avını yakalamaya çok elverişlidir: İçeri çekilebilen tırnakları, normal olarak gizlidir ve ancak gerek duyulduğunda dışarı çıkarılır. Kedi, genel olarak, tırnakları içeri çekili ve çok sessiz yürüdüğü için, kurbanını gafil avlar. Kediler, ara sıra tırnaklarını sert yüzeylere sürterek, aşınan dış tabakları yenilerler. Genellikle ön ayaklarında beşer, arka ayaklarında dörder parmak vardır; ancak, altı ya da yedi parmaklı kedilerde görülmüştür. (Bu, kalıtımsal bir bozukluktur.)

Dişler ve dil
Kediler, yaşam boyu iki kez diş çıkarırlar: Yirmi süt diş, yaklaşık altı aylıkken dökülüp, yerine otuz sürekli diş çıkar. Köpek dişleri çok uzun ve keskin olduğu için, kedi, kurbanına bunları saplayıp, onu öldürebilir.

Kedinin dili, uzun, yassı ve pürtüklüdür. Böylece, bir kemiğin üstündeki etlerin tümünü yalayıp temizleyebilir. Dilini, beden temizliğinde de kullanır.

Tüyler
Kedinin gövdesinde tüysüz yerler yalnızca burun, ayağın alt kesimi anüs ve memelerdir. Tüyler mevsimliktir ve her ilkbaharda yenilenir. Kaşlarının üstünde ve yüzünün iki yanında, sert kıllardan oluşan sakalları vardır. Bunlar, dokunmaya karşı çok duyarlı oldukları için, kedinin yüzünü korumakta yararlı olurlar.

Görme
Görme duyuları, en gelişmiş duyularıdır: Kediler, özgür yaşamlarında, daha çok geceleri avlanırlar; gözleri ağ tabakasının arkasında bulunan ve "tapetum" denilen bir yansıtıcı tabaka aracılığıyla, ağ tabakadan geçen ışık miktarını artırabilme yeteneğini taşır.

Kedi, duran şeylere oranla, hareket halindeki şeyleri daha iyi görebilir. Özellikle uzaklık kestirmede çok ustadır ve bu yeti, yiyeceğini avlanma yoluyla sağlayan her hayvan için çok önemlidir. Kedilerin göz rengi değişik olabilir; öte yandan, kedilerin renk körü olduğu, yalnızca kurşuninin çeşitli tonlarını seçebildiği sanılır.

Duyma
Kedinin işitme duyusu çok keskindir. İnsan kulağının duyabildiğinden çok daha yüksek frekanstaki sesleri rahatça işitir. Dış kulağın biçimi ve dik durması, hareketli olması, hayvanın her sesi yakalamasına olanak verir.

Üreme
Dişi kedi yavruları, beş aylıkken çiftleşebilirler. Kedilerin, köpekler gibi sınırlı çiftleşme evrimleri yoktur; ilkbahar ve yaz süresince, her birkaç haftada bir kızışabilirler. Her kızışma dönemi, birkaç gün ile üç hafta arası sürer. Bir dişi, çiftleşmediyse, hemen yeniden kızışabilir ve bunu erkeklere bağırarak bildirir.

Bir gebelik dönemi sonunda doğan yavruların her birinin babası başka olabilir; çünkü dişi, kızışma dönemi sırasında birkaç kez gebe kalabilir. Ortalama gebelik süresi, 58-62 gündür. Bu süre sonunda genellikle 4-5 yavru doğar. Siyam kedilerinin 8-9 yavrusu olabilir. Habeş kedilerininse genellikle yalnızca 1 ya da 2 yavrusu olur. Her yavru ayrı bir eten içinde doğar. Anne bu eteni diliyle yırtar ve yer; böylece hem yavruyu temizlemiş olur, hem de sütün memelerine gelmesini çabuklaştırır. Gözleri on gün kadar kapalı kalan kedi yavrularına bir-iki günlükken dokunulmamalıdır. Ayrıca, siyam kedileri dışında, erişkin erkek kediler yeni doğmuş yavrulardan uzak tutulmalıdır; çünkü yavrulara zarar verebilirler. Anne kedi yavrularını iki ay kadar emzirir.



KEDİ EĞİTİMİ

Kediler Ve Oyuncaklar

Oyuncak düşünmeye, incelemeye, hayal kurmaya teşvik eder. Bütün bu eylemler beynin gelişimi, algılama çerçevesinin genişlemesi ve sebep-sonuç ilişkilerinin kurularak mantığın sağlamlaşması açısından çok önemlidir. Bir kedi de tıpkı bir insan gibi oynadığı oyuncağı inceler ve o oyuncak ile olan diyalogunun perspektifini öğrenir. Kedilerimizden futbol düşkünü Kuzum’a Migros’taki oyuncak toplardan başka bir top alsam da o ısrarla aynı tip topu benden ister. Çünkü diğer toplar sevdiği top gibi zıplamaz ve ağzına kolayca yerleşmez. Oyuncağını çok iyi bilir ve tanır.

Oyuncağı ile oynayan bir kediyi gözlemlediğinizde farkedersiniz ki, kendince hayaller kurar, oyunlar üretir ve sanki canlı bir şeyle diyalog kuruyormuş gibi koşar, ses çıkarır. Oyuncaklar, kedileri neşelendirir, iletişimlerini arttırır ve spor egzersizi açısından da faydası vardır. Can sıkıntısı sadece insanlara mı özgüdür sanıyorsunuz. Kesinlikle kediler de sıkılabilir ve sıkıntıyı aşmak için çözüm isteyebilir. Oyuncaklar bu anlamda çözümün bir parçasıdır. Ama oyuncaklarla dolu bir odaya kedinizi kapatmak bir çözüm değildir. Sizinle birlikte oynamak ister. Tıpkı annesi ve babası ile oynadığı oyunlardan daha çok keyif alan çocuklar gibi. Oyunda onun kazanmasına izin vermelisiniz. Tabii çocukluğuna doyamamış yetişkinler için bunu yapmak bazen zor olabilir ama o kazandıkça keyfi artar.

Kedilere oyuncak seçerken onu incitmeyecek oyuncaklar olmasına önem veriniz. Oyuncak diye herşeyi kedinize veremezsiniz. Bir çocuk için güzel olan bir oyuncak kediler için tehlikeli olabilir. Isırdığında dişlerine, ağzına zarar vermeyecek ya da parçalarını yuttuğunda zehirlenmeyeceği oyuncaklar kedilere verilmelidir. Toplar, peluş bebekler, yumuşak plastikten çıngıraklı kutular kedilerin bayıldığı oyuncaklardandır. En kötü ihtimalle buruşturularak top yapılmış bir kaç kağıt kedilerinizin neşesini tazeleyecektir. Bu yazıyı okuduğunuz gün dilerseniz bir oyuncakçıya ya da pet mağazasına uğrayıp ona uygun bir oyuncak alın ve “bana bugün ne aldın” bakışı ile sizi karşıladığında hediye paketinizi keyifle ona sunun.


Tuvalet Terbiyesi

"Kaç kere perdelerin arkasını, kaç kere lavaboyu temizlediğimi hatırlamıyorum bile. Ne yaptımsa olmadı. En pahalısından aldığım kedi kum kabına şöyle bir uğramadan işini görmekten vazgeçmedi."



Bu tür şikayetleri genelde kedi dostlarından duyamazsınız. Çünkü kediler olağandışı koşullar haricinde tuvalet terbiyesini çok çabuk öğrenirler. Bununla birlikte kedilerin tuvalet terbiyesi için kedi dostlarının biraz çaba harcaması gerekmektedir.

Kedilerin tuvalet terbiyesinin bozulmasına sebep olan olağandışı koşullar nelerdir ?

* Büyük bir korku ya da huzursuzluk durumunda

* Barsak, idrar yolları rahatsızlığı söz konusu olduğunda

* Evde başka bir canlı ile egemenlik mücadelesi söz konusu ise

* Taşınma halinde yeni çevreye uyum sorunu yaşandığında

Olağandışı koşullar durumunda mutlaka bu koşulların ortadan kaldırılması için çaba harcanması gerekir. Kediler korku halinde tuvaletlerini kaçırırlar. Bu aslında aynı zamanda korku yaşanan yeri ileride kediye tekrar hatırlatacak bir savunma mekanizmasıdır. Ev halkı ile duygusal problem yaşayan kedilerde de tuvalet sorunu baş gösterebilir. Bu durumda problemin çözümü doğal olarak problemi yaratan insanoğlunun çözüm üretmesinden geçmektedir. Diğer taraftan evde diğer bir pet ile yaşanan egemenlik mücadelesinde ise hangi tarafın hangi tarafa anlayış göstereceğini kestirmek imkansız gibidir. Ama en iyi çözüm bu gibi durumlarda her iki tarafa da fazlasıyla sevgi ve anlayışlı davranmaktır. Huzursuzluk karşısında takınılacak otoriter bir tavır ulaşılmak istenenin tam tersi bir etki doğurur. Hastalıktan kaynaklana tuvalet sorunlarının çözümü ise tıbbi tedavi ile mümkündür. Özellikle aşırı ishal durumunda kediniz bu istenmeyen durumda başta kendisi duygusal olarak etkilenecektir. Çünkü temizliklerine çok düşkün olan kediler ishal gibi istekleri dışındaki tuvalet sorunlarından dolayı ciddi bir utanma ve rahatsızlık hissederler.



Olağandışı koşullar bir kenara bırakılacak olursa, kedinizin tuvalet terbiyesi için öncelikle şunları yapmalısınız :

Kedinize uygun büyüklükte bir kedi tuvaleti almalısınız.

Kedi tuvaleti evin uygun bir yerine yerleştirilmeli, mümkünse hava sirkülasyonu olan bir yere konulmalıdır. (Soğukta balkonda tutulan bir kedi tuvaleti halinde kediniz emin olun sıcak bir yeri tercih edecektir.)

Kedi tuvaletinin yeri değiştirilmemelidir.

Kedi tuvaleti için gazete kağıdı yerine kedi kumu tercih edilmesi daha uygun olacaktır. Gazete kağıdı hijyen açısından çok uygun değildir.

Tuvalet sıkça değiştirilmeli, kısmen temiz ise birikintiler alınarak atılmalıdır. Birikintilerin temizlenmesinde kum küreği en doğru olan araçtır. (Birikintileri alırken siz de sağlığınıza ve hijyene önem vermelisiniz.)

Kedi tuvaleti haftada en az 2-3 kere deterjan ve çamaşır suyu yardımı ile yıkanmalıdır.

Bu arada, eğer kediniz ihtiyacını görmek için kedi tuvaleti yerine evin diğer köşelerini tercih ediyorsa bu durumda sizi dip köşe bir temizlik beklemektedir. Özellikle tuvaletini yaptığı köşeleri çamaşır suyu ile iyice temizlemelisiniz ki bu gibi yerlerde ona tuvaletini hatırlatacak hiç bir koku kalmasın. Eve yeni gelen bir kedi kedi tuvaleti yerine başka bir yeri kullanmışsa dışkısını atmayıp kedi kumuna karıştırmak bir sonraki tuvalet için doğru yerin neresi olduğunu hatırlatmak için önemlidir.



Her ne kadar tuvalette gazete okuma keyifleri yoksa da kediler tuvalet yaparken yüzleri inanılmaz keyifli bir hal alır. Kedi dostları bu keyifli manzarayı yakından bilirler.

Bu kadar özenerek uzun uzun yazana burdan teşekkür ederim sitemiz adına.



 Alıntıdır=http forum.donanimhaber.com/
Forumda konu açmak ve yorum yapmak için kayıt olunuz.