Gönderen Konu: Sebzelerde Meyve Oluşumunu Nasıl Arttırabiliriz  (Okunma sayısı 8079 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hakan Mehmet Karahanoglu

  • Yönetici
  • Ağaç
  • *****
  • İleti: 367
  • Karma: +0/-0
  • Bilgi Paylaştıkça Güzeldir
    • Profili Görüntüle
    • yereltohum
    • E-Posta
Meyve tutumunu nasıl artırabiliriz?

Sebze yetiştiriciliğinde meyve tutumu sorunları en fazla örtüaltı yetiştiriciliğinde yaşanmaktadır. Bununla birlikte ülkemizde yüksek sıcaklık nedeniyle fasulye, kabak, kavun, karpuz yetiştiriciliğinde de sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Bu sorunları bazı önlemler alarak en aza indirebiliriz:
Seralarda ısıtma ve havalandırma: Örtüaltı tarımı ister cam, ister plastik seralarda veya yüksek tünellerde yapılsın sıcaklığın çiçeklenme döneminde düşük olduğu zamanlarda ısıtma yapmak gerekir. Isıtma yapılmayan soğuk seralarda ister arı kolonisi salınması, ister yapılan büyümeyi düzenleyici uygulamaları etkili olmayacaktır. Kış aylarında seralarda sıcaklığı sera içerisine hapsetmek amacıyla üreticilerin havalandırmadan kaçındıkları görülmektedir. Havalandırma yapılmayan seralarda hava nemi yükselmekte, aşırı nem yoğunlaşarak sera ortamının nemini %80’lere ulaştırmaktadır.  Bu durumda çiçek tozlarının hareketi engellenmekte ve dişicik tepesine ulaşması mümkün olmamakta ve meyve tutumunda sıkıntı yaşanmaktadır. Oysa seraların ısıtılması ile hava nemi azalacağından sera içinde hava hareketi olur. Bu sorun ülkemizde kurulu eski seralarda hala bir sorun olarak devam etmektedir. Ancak modern seraların kurulması ile soruna büyük ölçüde çözüm getirilmiştir.

Çiçek tozlarının dişicik tepesine ulaştırılması: Örtüaltı yetiştiriciliğinde çiçek tozlarının dişicik tepesine ulaşamaması tozlanmayı ve döllenmeyi engeller.  Çiçek tozlarının taşınmasını hızlandırma için seralara veya tarlalara arı kovanı koyma, seralarda bitkilerin sardırıldığı iplerin sallanması, vibratör kullanma, ısıtma ve havalandırma yoluyla nemin düşürülmesi başvurulabilecek yollardandır. Ancak unutulmaması gereken çiçek tozu canlı değilse yapılacak hiçbir uygulamanın etkili olmayacağıdır. Örneğin son yıllarda seralarda domates, biber yetiştiriciliğinde bombus arıları kullanılmaktadır. Bombus arıları, bal arılarına göre daha düşük sıcaklıklarda ve ışık yoğunluğunda çalışabilirler. Örneğin bombuslar 4-5 o C' nin üzerindeki sıcaklıklarda bal arıları ise 18-24 0 C’de aktif olurlar. Dilleri bal arısına göre daha uzun olduğundan ve ağır oldukları için çiçeği daha iyi sallayabilirler. Bombus arıları bir uçuşta 400 domates çiçeğinde tozlaşma yapabilir, 1 dakikada 10-20 çiçeği ziyaret edebilir. Bu nedenlerle seralardaki kullanımı artmaktadır. 1-2 da alan için 50-60 işçili bir kovan konulması yeterlidir . Kovanların 4-6 haftada bir değiştirilmesi gerekir.
Arı kovanları açıkta sebze yetiştiriciliğinde ve sebze tohumu üretiminde arı faaliyetinin yeterli olmadığı durumlarda verimi artırmaktadır. Hatta ekstra olarak özellikle tohum üretimi yapılan tarlalara arı kovanı konularak hem meyve verimini hem de tohum verimini artırmak mümkündür. Kovanların çiçeklenme başlamadan önce gerekli yerlere yerleştirilmesi gerekir. Uygulamada arıların tozlanmaya yardımcı olurken  özellikle virus hastalıklarının bitkiden bitkiye taşınmasına neden olabileceği de unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle tohum üretim alanlarında kullanırken dikkatli olunmalıdır. Arı faaliyetini engellememek için tarımsal ilaçlama yaparken dikkatli olunmalı ve ilaçlamaların akşam saatlerinde yapılması gerekir.
Bitki gelişmesini düzenleyici madde kullanımı: Sıcaklığın düşük veya yüksek olduğu durumlarda meyve tutumunu teşvik etmek amacıyla bitki büyümesini düzenleyen hormon yapılı yapay kimyasallardan yararlanmak mümkündür. Aslında hormonlar bitkinin bünyesinde doğal olarak bulunan ve farklı gelişme dönemlerinde etkili olan bileşiklerdir. Hormonlar tohumda çimlenmenin hızlandırılması veya geciktirilmesi, köklenme oranının artırılması, bitki boyunun artırılması veya baskı altına alınması, çiçeklenmenin veya meyve tutumunun uyarılması veya geciktirilmesi, meyvede olgunlaşmanın uyarılması veya geciktirilmesi, yumrulu sebzelerde filizlenmenin engellenmesi açısından önem taşırlar. Hormon yapısındaki sentetik veya yapay kimyasallara ise bitki gelişmesini düzenleyici (BGD) adı verilmektedir. Dolayısıyla hormon bitki bünyesinde doğal olarak bulunur. BGD’ler ise hormonların bileşimine yakın yapay kimyasallardır. Ancak halkımız arasında yanlış olarak hormon adı yerleşmiştir. BGD daha geniş kapsamlıdır. Hormon yapısında olmayan ama bitki gelişmesini düzenleyici olarak kullanılabilecek pek çok madde vardır.
Pek çok kişi yanlış olarak büyümeyi düzenleyicilerin döllenmeye yardım ederek meyve tutumunu sağladığını belirtmektedir. Oysa meyve tutumu için kullanılan oksin yapılı BGD’ler partenokarp olarak meydana gelmiş meyvelerin irileştirilmesinde etkili olmaktadır. Büyümeyi düzenleyici kullanılmadığında, tohum oluşmadığı için meyveler küçük kalmakta ve daha sonra dökülmektedir. Meyvede tohumun gelişmesi sırasında salgılanan oksin yapılı hormonların miktarı artmaktadır. Dolayısıyla domateslerde tohumla birlikte tohumları çevreleyen jelimsi madde üretimi artmaktadır. Hatalı BGD uygulanmış domateslerdeki şekil bozuklukları ve kof meyveler yeterli oksin üretilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Bugünkü koşullarda Dünya’da ve ülkemizde ısıtılmayan seralarda kış aylarında, yüksek sıcaklık durumunda da açıkta domates, patlıcan ve kabak yetiştiriciliğinde büyümeyi düzenleyicilerden yararlanılmaktadır. Kullanılacak BGD’lerin etkinliği BGD tipine, uygulama dozuna, saatine, şekline ve sayısına bağlıdır. Ülkemizde meyve tutumunu artırmak amacıyla ruhsatlandırılmış BNOA (ß-naphthoxyacetic acid), NAD (naphthalene acetamid) ve CPA (chlorophenoxyacetic acid) en fazla kullanılan BGD’lerdir. Piyasada farklı isimlerde satılan meyve tutturucular bulunmaktadır. Önemli olan kullanım talimatlarında bellirtilen etkili madde ve dozudur. Uygulama dozu olarak 10-20 ppm’lik dozlar kullanılmaktadır. Kullanılacak dozlarda paketlerdeki bilgi notları dikkate alınmalıdır. Uygulamaların günün sabah saatlerinde (9’a kadar), açılmakta olan çiçeklere yapılması gerekir. Domates ve patlıcanda çiçeklenme süreklilik gösterdiğinden uygulamaların her çiçek salkımına veya açılmakta olan çiçekler için tekrarlanması gerekir. Kabaklarda ise genç fidelere çiçekler açmadan önce yapılan uygulamalar etkili olmakta ve çoğunlukla ethephon etkili maddeli BGD’ler kullanılmaktadır. Uygulamada aşırı doz kullanımı ve yanlış zamanda yapılan uygulamalar meyvelerde şekil bozukluklarına neden olur ve ürünün kalitesi bozulur. BGD dozlarına verilen tepkide çeşidin partenokarpiye yatkınlığı veya iri meyveli olmaması da etkilidir. İri meyveli domateslerde uygulama sonrası deformasyon fazla olmaktadır. Ülkemizde özellikle örtüaltı tarımında BGD kullanımı giderek azalmaktadır. BGD’lerin düşük dozda kullanlması nedeniyle sağlık açısından risk taşıma oranları tarımsal ilaçlardan düşük olmasına rağmen yanlış bilgilendirme nedeniyle tarımsal ilaçlardan daha zararlı olduğu fikri beyinlere işlenmiştir. Eğer BGD kullanmak istemiyorsak, seraların ısıtılması ve tozlanmada bombus arısı kullanılması zorunludur.   Aksi takdirde BGD kullanmak bir zorunluluk haline gelmektedir.
Yine yanlış bilgilendirmeler sonucu, kış aylarında serada yetiştirilen tüm sebzelerde BGD kullanıldığı gibi yanlış bir bilgi vardır. Seralarda yetiştirilen hıyar çeşitleri partenokarp çeşitlerdir. Bunlar sera koşullarında döllenme olmadan meyve tutabilmektedir. Dolayısıyla BGD kullanımı söz konusu değildir. Aldığınız meyvelerde tohum bulunuyorsa bu meyvelerde BGD kullanılmamış demektir. Her şekilsiz meyve de BGD uygulanmış demek değildir.
Çeşit seçimi: Islah çalışmaları sonucu farklı sıcaklık sınırlarında meyve tutabilen çeşitler geliştirilmiştir. Geçmişte seralarda sonbahar, ilkbahar ve tek ürün döneminde birkaç çeşit kullanılırken, şimdi her yetiştirme dönemine uyabilen çeşitler bulunmaktadır. Seralarınızda ısıtma giderlerini düşürmek için düşük sıcaklıkta meyve tutumu yüksek olan çeşitleri, açıkta yetiştiricilikte de sıcak dönemlerde yüksek sıcaklıkta meyve bağlayabilen çeşitleri tercih etmelisiniz.
Kültürel işlemler: Sebze yetiştiriciliği sırasında kültürel işlem olarak meyve tutumu üzerinde sulama, gübreleme ve tarımsal savaş diğer işlemlere göre daha fazla etkilidir. Çiçeklenme döneminde yapılan fazla  sulama, yetiştiricilik sırasında verilen yüksek dozlardaki azotlu gübreleme, çiçek ve meyve dökümlerine neden olarak verimliliği dolaylı olarak etkiler. Bazı sebze zararlıları çiçekleri yiyerek, bazıları da yaprak gelişmesini engelleyerek verimlilik üzerinde olumsuz yönde etkili olurlar.
« Son Düzenleme: 26 Mart 2014, 23:11:39 Gönderen: HakanKarahanoglu »